| Karamezra; Haritalarda Kuru, Kara, Susuz... Birçok yerleşim yeri ismini kendini çevreleyen doġa koşulları ve toplumsal gerçeklikte alır. Pozitif veya negatif özellikleriyle kalıcılaşan ününe, adına sahip olurlar. Zamanla bu özellikler başkalaşma uġraşlar dahi o ad kalıcılıġıyla kimbilir yüzyıllara bile hükmeder. Işte Karamezra`nın, türkçe adıyla Karaotlak`ın akibeti de tıpkı bu tanım gibidir. Bir türlü karalıktan kurtulamadı. Onunla anılageldi bugüne dek. Deyim yerindeyse her daim karalıkla iç içe kucak kucaġa yaşadı. Bezkilidir
Bazkılıdır Karamezra. Bazkı Urfa`nin diġer bir ilçesi olan Bozovadan Birecik ve Halfeti`ye doġru batı ve güney taraflarını kapsayan genis düzlük alanın bölgesel adıdır. Kürtçe Bezki denilir. Arazi yapısı kırsal olan, tamamıyla kıraç ve düzlük alanlardan oluşmaktadır.
GAP projesinin merkezi konumundaki Bozova, Bezki ovasıyla Halfeti`nin kırsal alan sınırına dayanır.
Karamezra, Birecik-Halfeti karayolunun 30 kilometresindedir. Baraj suları altında kalan Eski Halfeti merkezinin 7 km berisindedir. Çevreye nazaran rakımı yüksek olan bir alanda kuruludur. Adıyaman ve Maraş daġlarının heybetli duruşuyla yüzyüzedir. Daġlarin varlıġı oldukça bir serinlik ve rüzgar akımını saġlar köye. Çok uzak da olsa Adıyaman NEMRUT zirvesi ve daġ silsilesi açık havada çıplak gözle görmek mümkündür.  |
2005 yılı itibarıyla nufusu yaklaşık 1000`in üzerindedir. Avrupa ülkelerine akan onlarca aileye raġmen nüfus yoġunluġundan bir şey kaybetmedi. Hatta yeni yerleşim Halfeti`nin kuruluşuyla çevre köylerden buraya kayda deger bir göç dalgası yaşandı. Oldukça dinamik ve üretken yapısını korumaktadır. Karamezra`da yaşayanlar birbirine yakın ve akrabadırlar. Birçok aile çevresi aynı kökenden gelmektedir. Sıla, iba ve Meman`lar nihayetinde birkaç kuşak öncesinde bu örnegi teşkil etmektedir. Tamami Kürt olan Karamezra, daha çok Adıyaman, Maraş ve Malatya yörelerine özgü bir benzerlik arz eden bozuk lehçeyi konuşur. Konuşulan dil Son yıllarda daha fazla türkçlesen bir seyir izlemekte. Halkın yurtseverlik ve milliyetçilik baġları zayıf olmasina raġmen, önemli oranda politize olmuş bir yapı sergilemekte, netleşen politik duruşuyla dikkatleri çekmektedir. Tarihcede yaşanan trajedi Bu köyün seccaresi, tarihçesi tam olarak ortaya çıkartılamadı. Ortalıkta anlatılanlarla yetinen bir yaklaşım dışında somut bilgi fazla mevcut degil. Arşiv ve kütüphane raflarında keşfedilmeyi bekleyen kimbilir nice bilgiler var. Bu güne kadar köyün sakinlerinden ileri gelen veya aydınlarından hiç kimse buna yeltenmemiş. Göz göre göre kaybedilen bir tarih bilinci var. Muġlaklık ve bilinmezligin ötesinde bilinç kaybı gibi bir trajedi yaşanıyor Karamezra`da. Köyün ileri gelen yaşlı insanların kendi atalarının anlatımlarına dayanarak söyledikleri bilgi kırıntıları var sadece. Mehemedi Kedir, Heci Ves ve Hemi Ele vb. lerin anlatımları birbirini tamamlayan, tutarlı bilgiler olmasa da, bu köyün ilk yerleşimcilerinin bir kesimin Adıyaman köylerinden geldigi, diger bir kesimin ise Urfa tarafından gelindigine ilişkindir.
Karamezra`nın gelişim Seyri
1960-70 yıllarında Karamezra`nın ekonomisi tamamıyla tarım ve hayvancılıġa dayanıyordu.
Ekime elverisli alanlarda baġcılık ve tahil egemendi. Fıstıkçılık ve zeytincilik yok denecek kadar azdı. Her yıl kuraklık tehlikesi yaşandıġından bu hayvancılıġa ve tarıma etkili bir şekilde sirayet ediyordu. Buna raġmen çoġu zaman yazları Karamezra üzüm ambarına dönüşürdü. Köy sakinleri zorunlu ihtiyaçları dışında artan üzümlerini Adana ve Diyarbakır sebze haline taşırlardı. Öyleki her yaz mevsiminde 100 kamyon üzüm satışa çıkartılırdı. Karamezra`nın bir yeşilliġi varsa o da baġlar ekinlerle sınırlı idi. Bahar aylarında yeşile bürünen meraları, yazın kavurucu sıcaklıġına fazla direnmeden sarılıġa bürünür. 1970 ve 80`lerde bu tabloya sahip olan Karamezra birkaç yıl içerisinde bambaşka görünüm kazanmada gecikmez. Doġanın tüm hısmına raġmen kısa bir sürede yeşilli bol ormanı andırır artık. Fırat havzası gibi her taraf fıstık ve zeytin bahçeleriyle doġal bir orman görünümünü kazanır. Bundan böyle kara degil karamezra. Çalışkan ve üretken insanlarıyla bu makus talihini yendi. Artık bir imrenen yer haline geldi.
Makus talihini yenen Karamezra
Yılların elverissiz ve aġır koşullarına raġmen Karamezra bu kara talihine pes etmedi. Didinerek, çalişarak karalıġın hakim olduġu yerde yeşil bir cennet parçası oluşturdu. Halkın sosyal düzeyi ve yaşam standartı yükseldi. Öyle ki Karamezra 2000`li yıllarda artık yoksulu olmayan bir köy görünümü kazandı. Bölgenin fıstık ambarı konuma geldi. Yıllık yüzlerce ton Antep fıstıġı rekoltesi bulunmaktadır. Fıstıkla beraber son yıllarda zeytinciligede kayma var. Köyün dört etrafını çevreleyen arazi yapısı bu iki temel besen degeri yüksek ürünün yetiştirilmesine oldukça müsaittir. Bostanlarında karpuz, kavun ve degişik sebzeler yetiştirilir. Sadece Karamezra degil, çevre köylerin tümünde boş araziler hızla agaçlandırılarak doġal bir orman haline dönüşmektedir. Hilal çizerek, kendisini çevreleyen Fırat havzasına kadar bölge tamamıyla bir yeşil alan görünümündedir Giderek bitime doġru giden hayvancılık yerini tümüyle tarım, kısmende ticarete bırakmaktadır. Karamezre`nin oldukça kabarık bir potansiyeli Avrupa`nın çeşitli ülkelerinde yaşamaktadır. Yüzlerce anılan bu insan kitlesi Almanya, isviçre, Fransa ve ingiltere gibi belli başlı ülkelere daġılmışlardır. Öyleki Avrupa`da bir ferdi bulunmayan hiçbir aile yok gibidir. Avrupa`da olmak, oralarda çalışıp para kazanmak Karamezra`lı gençler için her zaman cazibeli olmustur. Tabi bu beraberinde ciddi bir tehlikeyi de getirmekte, yabancılaşma gibi, kendi halk gerçekliginden uzaklaşma ve kuşak yitirimine neden olmaktadır. Iki Eski Yerleşim Yeri Xorsig ve Dikma
Xorsig , Karamezre`nin kuzeybatısında, 1 km uzaklıkta komşu Seldek köyü istikametindedir. Harabe ve höyükleriyle eski yerleşim yeri olma özelliġini belirgin olarak sergilemektedir. Birçok konuda olduġu gibi ne yazık ki Xorsig hakkında da kimi anlatımlar dışında hiçbir güçlü belge ve tarihi bilgi bulunmamaktadır. Kayda deger kazı çalışması yürütülmediġinden açık kalıntılardan da sözedilemez. Ne varsa gümülü kendi baġrında saklıdır tarih Xorsig`de. Dikma, köyün kuzeydoġusunda komşu Arġıl tarafına düşer. Mıntıka olarak da Arġıl`ın sınırları dahilindedir. En son 1960 lı yıllarda Bingöl ve Elazıġ tarafından manda sürüsüyle buralara konaklanan göçebelere rastlanır. Saylakkayalıklarında yüzyıllar önce sert zeminde kazılmış sarnıçlar olduġu gibi varlıġını korumaktadır. Hayvancılıġa dayalı yerleşim yeri olduġuna dair epey veriler var. Korunak ve evlerin giriş kapı sutunları ile kullanılan yapı taşları doġanın acımasız etkilerine direnmektedirler. Xorsig ıssız ve tenhalıġıyla yalnız başına şimdi. Türkmen ve Ermeni Komşular
Sular altında kalan Eski Halfeti ilçe merkezi bir türkmen yerleşim yeri idi. Osmanlılar zamanında Iran, Irak ve Suriye`den geldiklerine dair somut bilgiler var. Buda takriben 200-300 yılına tekabül eder. Resmi olarak ilçe merkezine baġlı 36 köy bulunmaktadır. Aġırlıklı olarak büyük yerleşim yerleridir köyler. Binlerle ifade edilen nufus yoġunluġuna sahiptirler. çoġunluġu kürt olmasına karşın, bunlar içinde Tısha, Arġıl, Aram, Ereh, Belesur, çekem ve Aynı köyleri türkmendirler. Cibin ise ermeni kökenlidir. Devlet ve müslümanların baskılarına fazla direnmeden islamiyete dönüş yaparak başkalaşıma uġramıştır. Güçlü kalıntı ve mimari yapısıyla hala ayakta duran köyün tek kilisesi bu gün camiye haliyle müslümanlaşan Cibinlilerin ibadet yeri olarak kullanılmaktadır.
Gençler bunu sindirmese de yaşlı kuşak bu arınmadan oldukça memnun. Sözü edilen türkmen köylerinin sosyal yaşam kültürleri ve üretimdeki halleri komşu kürtlerden çok farklılıklar arzetmemektedir. Dostane ilişkilerinde ciddi bir sorun yaşanmamaktadır. Sadece Eski Halfeti`nin bey ve efendi torunları çevre Kürt komşuları karşısında büyüklük kompleksinden tam anlamıyla kurtulamamışlardır. Bunlar da yeni yerleşim yerine göç etme nedeniyle önümüzdeki süreçte ne gibi degişimler yaşayacaġı bilinmez. Türkmen köylerin kullandıkları dilde farsça, osmanlıca, kürtçe ve arapça izleri oldukça yoġundur. |