1.) Dünkü Karamezra
Kan Davasında Yaşanan Acı Olay
Urfa, her ne kadar aşiretçi ve feodal bir yapıya sahipse de,
Halfeti yıllar önce bu sistemden uzaklaşarak daha gelişmiş ve çaġdaş bir yapıya bürünmüştür.
Bu gün gelinen noktada Halfeti, aşiret ve kan davalarıyla artık anılmıyor.
1950 li yıllarda Karamezra`da iki aile arasında yaşanan gerilik ve basit sorunlardan kaynaklı çıkan
olaylarda üç kişinin ölümüne neden olan bir kan davası yaşanır.
Sılalarla Elasorlar arasında silahların kullanılmasıyla o dönemin etkin üç insan öldürülür.
Sılalardan Mehmedi Sıleymen ve Ehmedi Evdile Elasorlardan da....... Mıçe ölür.
O dönem Mehemedi Sıleymen köy muhtarlıġını da yürütüyordu.
Karamezra`ya dair
- Yemen 1. Dünya Savaşlarına katılan Kelo ve Mehemedi Qedir 1970 li yıllara kadar yaşarlar.
Genel tarih ve Karamezre hakkında en iyi bilen bu iki insandı.
Yeterince anlatımları bu güne taşırılamadı.
- Rusların 1. Dünya Savaşı yıllarında
Kars ve Muş`a yönelik istila hareketinde
bölge halkının degişik bölgelere doġru göçü başlar.
Kimi kürt göçmen aileler Karamezreye yerleşirler.
Muhacır denilen bu kesimde
Gule ve Senem adlı iki küçük kız
Karamezra`da aileler tarafından
korunmaya alınıp sonra evlendirilirler.
Nesilleri Keskin ve Utkun olarak bu güne sirayet eder.
- 1960 lı yılların son dönemlerinde Karamezre 80 haneden oluşup nufusu 400 çivarındaydı.
- Doġu komşu köy olan Helbini takriben 100 yıl önce Karamezre`den göç eden aileler tarafından kurulur.
- Karamezre ilk şehre göçünü Biracik, Nizip ve Antebe gerçekleştirir.
Peyder pey çukurova`ya akın baġlar.
Dikkat çekicidir Ankara, Izmir ve Istanbul gibi metropollere hiç denilecek kadar göç yaşanmamıştır.
Bu güne kadar da bu böyle devamedip gelmiştir.
Karamezrelilerin girişim ruhu yoksunluġu ve kendilerine güvenmemeden kaynaklı bir özelliklerinden dir.
- Karamezre ilk içme suyuna 1972 yılında kavuşur.
- Karamezre`de bir zamanlar yaygın olan ve
hala günümzde de devam eden kekemelik genetik olabilecegi gibi
su vb. gibi temel kullanım maddelerinin yolaçabileceġi düşünülmektedir.
- Bu güne kadar Karamezre`de kız kaçırma vakası yaşanmamıştır.
- Fırat nehri ile uzaklık mesafesi 5 km olan Karamezra sakinlerinin
1980 yılına kadar balık yeme kültürü olmamıştır.
- Karamezra`da ilk okulun hizmete girişi 1954 tür.
Nuri Sesigüzel
 |
- Ünlü türkücü Nuri Sesigüzel Karamezre doġumludur.
Birecikte büyümüştür.
Kaştaş olan soyismini degiştirir.
Belli aralıklarla köye uġramasına raġmen
şimdiye dek kayda deger hiçbir yatırımı ve
hizmeti sözkonusu degildir.
- Sular altında kalan Halfeti`nin yeni yerleşim yeri olarak Karamezre`nin tesbiti ardında yapılan
ilk resmi referandumda Karamezrelilerin kullandıġı oy HAYIR olmuştur.
Muhtar şükrü Karakuş döneminde. Buda dikkate deger bir not.
- Karamezre`nin kayıp çocuk öyküsü de var.
AYDIN henüz 4-5 yaşlarında. Konuşmayı ve yürümeyi yeni yeni kavrar.
Yasin şekerin oġlu. Yasini Isoyi Ebıle. Yıl 1977.
Annesi komşu Hemk köyünden Karamezrelileri gelini.
Anne bahar ayýnda bir gün kendi köyüne ailesini ziyarete gider.
Evde bıraktıġı küçük Aydın annesinin peşi sıra takip eder. çocuk bilgi ve beceresiyle yolu şaşırır.
Daġa taşa ve yaban ellere vurur kendini. Zifiri karanık anına kadar eve gelmez.
Bütün köylüler seferber olur onu aramaya.
Ne yazık ki AYDIN bulunmaz artık...
Bir kaç gün sonra kırsalda hayvan otlatan çobanlar küçük Aydın`ın
yırtık elbiselerine ve bir tomar saç teline rastgelirler.
Kayalık uçurum kenarında bulunan bu emareler küçük Aydın`ın
yırtıcı hayvanlara yem olduġu gerçeġi kısa zaman içinde anlaşılır...
Avrupa`ya akan Karamezra
Türkiye`den Avrupa`nın kimi ülkelerine 1960 lı yıllarda işçi göçü başlar.
iş ve işçi bulma kurumu aracılıġıyla belli yaş grubuna dahil olanlar müracaatları sonucu kısa zaman içinde başta
Almanya, Hollanda, Belçika ve Avusturya`ya çalışmaya giderler. Avrupa bu sıralar çok cezb edici ve rüya alemi gibidir. Geri kalmış ülkelerin insanları orayı bir cennet ve kurtuluş kapısı olarak görürlerdi. Kısa zaman içinde Türkiye`nin her bölgesinde binlerce insan avrupada oluġunu alır. Karamezralılar da Avrupa`nın kapısını çalar. 1966 yılının hemen akabinde Hüsini Selehe Meste, Hüseyin Ersoy, Fedli Bekir, Fadıl Hoşsöz, Raşidi Ayibe ve Reşit Sönmez Avrupa ülkelerine giden ilk Karamezrelidirler. Onlar artık birer almancıdırlar. Yıldan yıla köye izne geldiklerinde büyük ilgi ile karşılanırlar ve deger görürlerdi. Evleri ziyertçilerden dolup taşardı. Gelen misafirlere sigara ve şeker ikram edilir, gecenin geç saatlerine kadar oturulur sohbet edilirdi. O akşam almancı evi köylülerin buluşma yeri olurdu. Almancılar da yaşadıklarını, gördüklerini saatlerce şatafatlıca yaşadıklarını, gördüklerini anlatır, gavurun icatlarını ve mucizelerinden bahsederlerdi. Aġzı açık, imrenerek söylenenleri dinleyen köylüler, kendilerinin de birgün almancı olacakları hayalini kurarlardı. 1980 yılına kadar Karamezre`den avrupaya gidenlerin sayısı çok sınırlıydı. 1985 yılından sonra bölgeden kafileler halinde avrupa kapılarına dayanılır. Devletin politikası geregi bu engellenmediġi gibi tam tersine teşvik ediliyordu. Derken bu güne gelindi. Yüzlerce aile ve insan Avrupa`da yaşamını sürdürmektedir. Bunlar içinde gençler ve yeni evliler aġırlık oluşturmaktadır. çoġunluġu Almanya, Fransa, Isviçre`de olmalarına raġmen Belçika, Ingiltere ve Avusturalya gibi dünyanın ücra yerlerine kadar yayılmıştır Karamezre. Geride bıraktırılmış onlarca kadın ve çocuk, eş ve babalarının yolladıkları para ile yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılmış mutsuz kimilerine göre de mutlu dolu bir Karamezre gerçekliġi var ne yazık ki.
Dünkü Karamezre`ye dair bölümündeki diger yazilar
2.) Karamezre`den unutulmaz portreler